Burada Herşey var

kültür , kadın , entellektüel bilgi , sanat , spor , tarih , aşk sevgi tutku , ali ilaslan

Kategoriler



Linkler

Online Film izle | Şifa Bul | Sezgilerim | 18+ Videolar |

    Alt Menü

Sinema İzle | İndir download | Kadınlara Özel | 18+ Amatör

Tırnaklarınız hazır mı?

Eller

Ellerinizin yaşınızı gösterdiğini unutmayın. Partiye gitmeden önce, parti öncesi manikürünüzün yanı sıra gençleştirici bakımlarınızı yaptırın; arındırıcı bir peeling (donuklaşmış ölü deri hücrelerinden kurtulmak için) ve/veya parafin bakımı (cildi derinlemesine nemlendirmek için)...

Parti öncesi manikürünüze, doğru esanslardan oluşan aromaterapiyi ekleyin. Zihinsel ve ruhsal faydaları nedeniyle yüzde 100 saf esansiyel yağları tercih edin.

İddialı bir straples elbise giymeyi planlıyorsanız; omuzlarınızdan aşağı yumuşak tüylerden arınmış kollar, bakımlı eller ve kırmızı tırnaklarınızla şahane görünebilirsiniz.

Tırnaklar

Ne moda? Siyah elbiseler, altın aksesuarlar, kırmızı ve bordo ojeler!

Tırnaklarınız kısa veya uzun olabilir ama kırmızı ve bordo ojeler bu sezonun olmazsa olmazı!

Unutmayın kırmızı şans getirir!

Bu sezon en favori 5 OPI oje rengi: Malaga Wine; Red Red Rhine; Kennebunk Port; OPI Red; I'm Not Really a Waitress Red.

Tırnak üzerinde tek bir minik Swarovski kristali, sessizce "klas" ifade eder.

Parti öncesi ojelerinizin kurumasını beklerken, kaşlarınızı toparlatıp temizletmeyi de unutmayın!

 

25/3/2008 | Kategori: Kadinlar | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Gençleşmek isteyenlere müjde! 10 yaş genç görünmenin sırrı çözül


Gençlik ve güzellik denince kadınlar için akan sular duruyor. Bu uğurda ameliyat dahil her yöntem deneniyor. Şimdilerde ise kremler, bitkisel çözümler, plastik cerrahi ve yardımcı yöntemler bir kenara bırakıldı! Gençleşmenin son moda yöntemi yüz yogası oldu. Filipin asıllı Lourdes Julian Doplito Çabuk, verdiği yoga dersleri gençleşmek isteyen kadınlar tarafından keşfedildi.

Kadınlara gençlik ve güzellik yogası kursları veren Lourdes Çabuk, dört çocuk ve dört torun sahibi 57 yaşında genç bir kadın! Genç diyorum çünkü; Madam Lourdes kendisinden ders almaya gelen 30 ve 40'lı yaşlardaki öğrencilerinden çok daha duru bir tene, çok daha az kırışığa ve oldukça fit bir vücuda sahip.

Amerika'da başladığı güzellik yogası derslerini İstanbul'a taşıyan Filipin asıllı Lourdes Çabuk, annesi ve anneannesinden gözlemlediği güzellik uygulamalarını da deneyimleyerek ilginç teknikler geliştirmiş. Yoga hocası olan eşi Adnan Çabuk'la birlikte açtığı Shiddashram Yoga Merkezi'nde yaklaşık altı yıldır kurslar veren Madam Lourdes'in sırlarını öğrenmek üzere Nişantaşı'ndaki merkezin kapısını çaldık. Dekorasyonun verdiği mistik hava, müzik ve bitki çayıyıyla bütünleşince bir huzur ortamında buluyoruz kendimizi. Madam Lourdes, katılımcılara çeşitli sorular soruyor ve kursun gerçekleşmesi beklenen etkisini somut olarak görmek üzere yüzlerinin fotoğrafını çekiyor. Kiminin yanaklarındaki sarkmalar canını sıkıyor, kiminin alnındaki kırışıklıklar, kimininse giderek büyüyen gıdısı.
 
Yaşlanmanın ilk sinyallerini almış ve bunun önlemlerini almak isteyen, özellikle 30-40 yaşlarındaki çalışan kadınların rağbet ettiği kurs, haftada iki saatlik derslerle 1 ay sürüyor. Program metabolizmanın yavaşladığı menopoz dönemindeki kadınlar için de etkili bir anti aging çalışması aynı zamanda. Sadece yüz egzersizleriyle sınırlı kalmayan dersler, hem teorik hem pratik yoga çalışmalarıyla beraber ilerliyor. Çabuk'un öğrencileri arasında Defne Samyeli, İpek Tenolcay ve İpek Tuzcuoğlu gibi ünlü isimler de var.
 
Gelelim Madam Lourdes'in cömertce paylaştığı gençlik ve güzellik sırlarına. Şu beş maddeye dikkat ederseniz; 10 yaş gençleşmeyi sağlama aldınız bilin; "Doğru beslenme, doğru düşünce, doğru rahatlama, doğru nefes ve doğru egzersiz". "Herkesin bir enerji bedeni, yani aurası var. Eğer bu auranın herhangi bir yerinde boşluk oluşursa, o bölgedeki organlar kolay hastalanabilir. Bizim yaptığımız yoga egzersizlerinde önce aurayı temizliyoruz" diyor Madam Lourdes. Katılımcıların beslenme alışkanlıklarını öğreniyor, kimininkini de yüzüne bakarak şıp diye söyleyebiliyor: "Çok fazla peynir yiyorsun değil mi?" Peynirin içinde yapışkan bir madde bulunduğunu, bunun da yanaklarda sarkma yaptığını biliyor muydunuz?
 
Biz, her yüze ve her yüz kasına ayrı hareket öneren Lourdes hocayla, beş altın kuraldan biri olan doğru beslenme üzerine konuştuk.   

Yaşınızı öğrenen herkes eminim aynı şaşkınlığı yaşıyordur, nasıl bu kadar genç kalabildiniz? Bunda Filipin asıllı olmanızın bir etkisi olabilir mi?

Bu soruyla çok karşılaşıyorum. Önce şunu söyleyeyim. Uzakdoğulular neden daha genç görünür ve ciltleri güzel olur? Bu öncelikli olarak beslenmeyle ilgili tabii ki. Biz daha fazla balık, deniz mahsulü yiyoruz ama daha az ekmek, daha az peynir ve şeker tüketiyoruz. Yemekleri fazla pişirmiyoruz. Şeker, kek, pasta sevmiyoruz. Tatlı yerine ekşiyi tercih ediyoruz. Mesela ben greyfurta bayılırım. Üstüne biraz tuz serper, sirkeye batırıp yerim. Bizim ülkemizde insanların yüzde sekseninin dişleri sağlamdır. Benim babam 90 yaşında ve dişleri tamamen kendisinin. Çünkü tatlıyı sevmiyor. Kanser de biliyorsunuz şekerden besleniyor.
 
Genetik faktörlerin etkisi var mı?

Benim için genetik faktör yaşlanma nedenleri arasında en sonda gelir. Örneğin benim kızkardeşim benden dört yaş küçük ama benden yaşlı gösteriyor. Vücudu esnek değil, daha fazla kırışığı var. Daha stresli ve yanlış beslenen insanlar daha çabuk yaşlanır.
 
Vücudun ne tür beslenmeye ihtiyacı olduğunu nasıl bilebiliriz?

Herkesin ihtiyacı olan şey farklı. Bir kan tahlili yaptırmak iyi olur. Vücudun neye ihtiyacı olduğunu görebilir ve fazlalıkları atabilirsiniz. Vücutta çok fazla fosfor varsa balık yemek alerji yapabilir mesela. Potasyumunuz çok ise muz size göre değildir. İnsanlar genellikle içinde her şey olan vitamin tabletleri alıyorlar. Ama bakalım bizim ihtiyacımız var mı hepsine? Vücut fazlalıkları atmak için çok uğraşıyor daha sonra. Böbrekler ve karaciğer yoruluyor.
 
Kadın ve erkeğin ihtiyaçları da değişiyor değil mi?

Evet. Kadınlar hormonlardan dolayı daha fazla sebze tüketmeli. Sebzelerdeki doğal östrojen kadınlara iyi geliyor. Erkekler daha fazla et yemek istiyor, testosteron hormonundan dolayı. Daha çok demire ihtiyaçları var. Biz daha yumuşak bir beslenme tarzı seçmeliyiz.
 
Kadınlar genç kalmak için nelere dikkat etmeliler?

En önemli, en güzel antioksidan sudur. Sudaki oksijen kanı, hücreleri besler. Bol su içen bazı kadınlara bakın, ciltlerinde yine de kuruluk vardır. TDS denilen, sudaki toplam çözünmüş maddeler, yani suda olan fazla mineral, metal, tuz ve kimyasallar nedeniyle içtiğimiz sudaki oksijen bir türlü hücrelere gitmez. Musluk suyunda ölçtük aşağı yukarı 200 madde var. O suyu içtiğimizde o maddeleri de torba gibi taşıyoruz. O maddelerden dolayı oksijen giremiyor hücrelere. Biz o minarelleri yemekten, sebze-meyveden alıyoruz zaten. Su, oksijenin vücudumuza taşınması için bir araç. İçtiğimiz su maalesef o kadar çok diğer maddelerle dolu ki ne hücrelerimize oksijen taşıyabiliyor, ne de vücuttaki toksinleri atabiliyor. TDS miktarı 50'den fazla olmamalı. Biz eve filtre takdırdık. Musluktan akan suda şimdi sadece 12 TDS var. Tabii oksijenin diğer kaynağı doğru nefes. Doğru nefesle sadece oksijen almıyoruz aynı zamanda hayattan da daha çok haz alıyoruz. Prana yoksa hayat da yok.
 
Ve tabii ki doğru beslenme.

Evet. Doğru beslenme ile ilgili birkaç genel kuralı saymak gerekirse; protein ve karbonhidratı beraber hiç tüketmemek lazım. Ben derse katılanlara bir çizelge veriyorum, ne ile neyi beraber tüketmemek lazım diye. Bu çok önemli. Böylece sağlıksız şeyler de yesek zararı azaltabiliriz. Örneğin eti çok seviyorsak sık ve fazla tüketmemek kaydıyla yiyebiliriz ama mutlaka yanında salata yemeliyiz. Bizim yoga merkezinde beslenme ile ilgili fanatik bir yaklaşımımız yok. Uzun zamandır görmediğiniz bir akrabanızı ziyarete gittiniz, size bir sürü yemek yapmış. Ben bunları yiyemem diye onu reddetip kırmak olmaz. Ölçülü ve dengeli olmaya çalışmak en güzeli. Her şeyi yasaklamak olmuyor ve insan doğası buna alışamıyor. Haftanın beş günü sağlıklı beslenelim, ama strese de girmeyelim. Hafta sonu serbest gün olsun. Bir de her insan farklı. İyi niyetli olmak lazım ne yersek yiyelim, iyi bir enerjiyle, sevgiyle yiyelim. Süt ürünlerine dikkatli yaklaşmak lazım. Peyniri ve sütü mutlaka azaltmak lazım. İçlerinde yapışkan bir madde var. Araştırma yaparsanız bunu görebilirsiniz. İlla peynir yemek istiyorsak lor peynirini tercih edelim. Yoğurt ve ayran sütten çok daha faydalı. Ekmeği azaltalım. İnsan kendi dışkısına bakarak nasıl beslendiğini görebilir. Kabızlık vücudun ne kadar susuz kaldığının, sindirimi zor besinler tükettiğinin bir göstergesidir. Sindirim yolunun tıkanması mutfak lavabosunun tıkanması gibidir. Sağlıklı bir beslenmeden söz edilemez.
 
Peki bu dört hafta sonra kadınlar ne gibi bir değişiklik görecekler kendilerinde?

Çok memnun olan öğrencilerim var. Arkadaşları "Estetik mi yaptırdın" diye soruyormuş. Bunu duyunca çok mutlu oluyorum. Ciltleri pırıl pırıl, aydınlık oluyor. Temiz beslendiklerini yüzlerinden anlayabiliyorsunuz. Toksinsiz yiyecekler yediğinizde bütün hücreleriniz iyi beslenir ve mecburen genç kalırsınız.
 
Bize biraz günlük beslenme tüyoları verir misiniz? 

Sabahları meyve yemek için en ideal zamandır. Karnınız açken vücut meyvedeki bütün besini emer. Hem de güne taze bir başlangıç yapmış olursunuz. Öğle vakti protein alma vaktidir. Çünkü protein sindirimi zaman alan, ortalama 4 saat süren bir maddedir (Karbonhidrat ise 2 saat). Onun yanında salata ya da sebze olsun ama karbonhidrat yok. Çünkü bütün bu maddeler için midede farklı enzimler var. Hepsini karıştırırsak midede asit yapar. Yediğimizin faydasını göremediğimiz gibi, kısa sürede tekrar acıkırız. Hazımsızlık ve rahatsızlık da cabası. Meyveyi akşam yemeğinden sonra yeme alışkanlığını bırakmak gerekir. Hem şekeriniz yükselir hem de hazmı zor olur, mineralleri tam alamazsınız. Bir de aynı aileden meyveleri beraber tüketin. Mesela elma ile armutu, portakal ve greyfurtu birlikte yiyebilirsiniz. 
  
Lourdes Çabuk kimdir?

Filipinler'de San Thomas Üniversitesi Tıbbi Teknoloji Bilimi'nde eğitimini tamamlayan Lourdes Julian Doplito Çabuk, çiçekçilik ve moda üzerine çalışırken yoga ile tanışıyor ve kristal taş şifacılığı çalışmalarına katılıyor. Daha sonra Amerika'ya taşınan Çabuk, New York ve Florida'da Hatha Yoga, Kundalini Yoga ve Kriya Yoga eğitimleri alıyor. İlk evliliğinden 4 çocuk ve 4 torun sahibi olan Çabuk, güzellik yogasını ilk kez dördüncü çocuğunu doğurduktan sonra keşfediyor. Doğum sırasında kilo alan Çabuk, hem kilo vermek hem de yüzünü toparlamak amaçlı hareketler yapmaya başlıyor. İkinci evliliğini yoga hocası Adnan Çabuk'la yapan Madam Lourdes, bir ev de İstanbul'da açıyor. Ve Amerika'dan sonra gençlik ve güzellik yogasını Türkiye'de de öğretmeye başlıyor. 
 
Neden yüz yogası?

Türkiye'deki kadınların ciltleri çok güzel. Burada kadınlar ayrıca daha hassas ve duygusal. Stresten çabuk etkilenme oranları yüksek. Sigara, doğru nefes alınmaması, yanlış beslenme ve negatif düşünce özellikle 30 yaşından sonra kırışıklıkların başlamasına neden oluyor. Yüz bölgesi, vücudun en az çalıştırdığımız bölgesi. Belli bir yaştan sonra adaleler tembelleştiği için sarkmalar başlıyor. Yanlış nefesle yüzdeki hücrelere oksijen gitmiyor. Doğru duruş da çok önemli. Bu nedenle bir bütün içinde çalışma yapmak gerekiyor. Bedene önce düşüncelerle hükmediyorsunuz. Sabah kalkar kalkmaz yapacağınız bedensel hareketlerle, duştan sonra 15 dakika aynanın karşısında sorunlu bölgeleri hareketlendirmeyle ve beslenmenize dikkat ederek olduğunuzdan 10 yaş bile genç görünebilirsiniz.
 
Gençlik ve güzelliğin 5 altın prensibi

1- Doğru rahatlama
2- Doğru nefes
3- Doğru beslenme
4- Doğru egzersiz
5- Pozitif düşünce
 
Detoks çayı

Lourdes Çabuk'un tavsiye ettiği bu detoks çayını arınma amaçlı olarak ayda 1 ya da 2 kere içebilirsiniz.
2 bardak suyu kaynatın. Kaynamış suyun içine bir tutam kiraz sapı, bir tatlı kaşığı kereviz yaprağı, bir demet taze maydanoz, bir tutam enginar yaprağı ve 4-5 tane avokado yaprağı koyun.

Malzemeleri ekledikten sonra en fazla iki dakika daha kaynatın. Ateşten aldıktan sonra demlenmesini bekleyin. Yatmadan önce bir bardak suyu için, ertesi sabah da kalkınca kalan bir bardak suyu için.

 

25/3/2008 | Kategori: Kadinlar | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Rüya Nedir ? Rüyanın Bilimsel Tarifi,Rüya Tabiri


Rüya Nedir ?

Geçici ölüm denilen uykuda görülen garip haller... Niçin ve ne surette rüya görüyoruz? Bu bir fenomendir. İlk insan'ın yaratılışından bu güne kadar filozoflar, bilim adamları çeşitli şekillerde açıklamışlar, düşünmüşler, fakat rüyayı kesin bir şekilde belirleyememişlerdir. Ancak şu kadarını bilmemizde fayda vardır ki rüya, büyük ve soyut bir dünyadır. Aynı zamanda rüya, öldükten sonraki yaşantımız ile de ilişkilidir. Bu ilişkiyi yakalamak, temiz duygu ve ruh temizliğiyle ancak mümkün olabilmektedir. Rüya ile çok ince gerçekler keşfedilmiş ve sonsuza kadar da keşfedilmeye devam edilecektir. Chicago üniversitesi uyku araştırmalarından Allan Rechtschaffen uykunun hiç bir fonksiyonu olmadığını tespit etmiştir. Adale yorgunluklarının azalmasına rağmen vücudun dinlenmesi için uykuya ihtiyacı olmadığını söylemiştir. Çünkü vücudumuzdaki hücrelerin kendi kendilerini tamir etme yeteneği vardır. Araştırmacıların tespitlerine göre bu esnada faaliyetten uzak olmasına, ya dinlenme veya uyku durumunda bulunmasına da gerek yoktur. Uyku sırasında alınan EEG kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde beyinde faaliyetsizlik görülmemiştir. İngiltere Milli Fizik Laboratuarı Kompütür bilimleri bölümünde psikolog araştırmacı Dr. Evans'a göre uykunun tek maksadı rüya görmemiz için, zemin hazırlamasıdır. Stanford Tıp Merkezi Uyku Kliniği doktoru Dr.William Dument'in görüşüne göre ise; rüya görmek son derece önemlidir. Rüyalar fiziki dengenin oluşmasını sağlanmaktadır.


Rüyanın Bilimsel Tarifi

Biyoloji süratle gelişirken rüyaları bilinç altındaki beyin olaylarına bağladı. Ne var ki, rüyaların zamanı aşan farklılıkları kimsenin gözünden kaçmış değildir. İstisna denerek uzun süre konuya ters açıdan bakıldı. Ünlü bir bilim adamı "Fizik ve Biyolojide istisna olmaz. Tek bir olayın bile açıklanması gerekir." hükmü ile metafizik olaylara bilimsel bir kapı ayarladı. Rüyalar metafizik bir olaydır. İç dünyamızdan doğar. Zaman ötesi nitelikleri ile birlikte bilinç altına yansıyarak bize ulaşır. Bu arada bilincin ve şuur altının şekillenme ve fotoğraflarına bürünür. Zaten eski psikiyatrislerin rüyaları bilinç altı diye nitelendirmesi onların bu özelliklerinden gelir. Hatta iç dünyadan gelen rüya olayının bilinç altında doğmaz. İçimizdeki ben den bize gelen mesajlardır. Bunun önemli delilleri vardır.

1) Rüyalar çok kısa sürede görülür. Uyandığımız zaman 15 - 20 dakika anlattığımız rüya bilimsel olarak ispatlanmıştır ki, bir kaç saniyede görülmüştür. İç dünyadaki kişiliğimizin madde ötesi olması sebebi ile rüyalarda zaman ötesinde ceyran eder. Birkaç saniyelik süre rüyanın şuur altına, oradan bilince geçmesi süresidir. Yoksa rüyada zaman sıfırdır.

2) Rüyalarda bir iç spiker vardır. Gördüğümüz bir rüyayı anlatırken "Bir şehre gitmiştim. Orası filanca şehirmiş. Bir kimse gördüm o filanca imiş." dediğimiz zaman bu bilgiyi bize birinin görünmeden söylediğini fark ederiz. İşte bu spiker iç dünyamızdaki ben, asıl kişiliğimizdir.

3) Rüyalar bazen açıkça bazen üstü kapalı olaylara bürünmüş olarak geleceği haber vermektedir. Bilim tarihinde ve günlük hayatımızda geleceği olduğu gibi gösteren rüyalara sık rastlanmıştır. Bilim tarihine geçen bu tarz ünlü bir rüya Abraham Linkol' ün rüyasıdır.

Bazı rüyalar açık değildir şekillere bürünmüş gizlenmiştir. Bu rüyanın şuur altından geçerken aldığı fotoğraflardan meydana gelen karışık bir şekildir. Rüya yorumu bu karışık şekillerin analizi anlamını taşımaktadır. Gelecekten haber veren içimizdeki öz varlığımız, ölümsüz olan madde ötesi yanımızdır.

25/3/2008 | Kategori: Astroloji-Fal | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

Burçlara Göre Gelinlik,Burçlar,Burç,Gelinlik,Burç Yorumları


KOÇ:Koç kadınları, ateş grubu oldukları için iddiayı severler. Gelinlik modellerinin de aynı şekilde iddialı çizgiler taşımasını isterler. Fazla abartılı olmamak kaydıyla, sade ve ışıltılı gelinlikleri tercih ederler.

BOĞA:Gelinliklerinin ışıltılı olmasını isterler. Sırt ve göğüs dekoltesi onlar için vazgeçilmezdir. Güzellik adına her türlü detayın gelinliklerinde olmasını arzularlar.

İKİZLER:Farklı ve sade çizgilerden hoşlanırlar. Ancak burçlarının özelliğinden ötürü çift karakterli olan İkizler kadını, zaman zaman diğer kişilikleri devreye girdiğinde sadeliğin tam aksine çok ihtişamlı gelinlikler de isteyebilir.

YENGEÇ:Gelinliklerinin mutlaka romantik bir yanı olmalıdır. Şifon ve dantel gibi romantik görünümlü kumaşlar onları en iyi şekilde ifade eder.

ASLAN:Aslan gelinleri kraliçe gibi görünmek ister. İhtişam, onlar için vazgeçilmezdir. Düğün törenine göre kimsenin tercih edemeyeceği kadar sade ya da son derece iddialı tasarımlar seçebilirler.

BAŞAK:Her zaman çok sade ve klas olmaktan yanadırlar. Kendilerine sonsuz güvenirler. Seçtikleri kumaşlarla sade ve şık zevklerini ortaya koyarlar.

TERAZİ:Terazi gelini, dantellerle bezenmiş çok ihtişamlı bir gelinliğe sahip olmayı arzular. Dantelli duvak, kabarık etek, uzun kuyruk, korsajlı üst, İspanyol kol ve taşlar vazgeçilmezidir.

AKREP:Akrep kadınları, her zaman olduğu gibi sistemli çalışmalarını gelinlik seçimlerine de yansıtır. Ne istediklerini açıkça ortaya koyarlar. Kabarık etekli, zarif ve romantik görünümlü gelinlikleri seçerler. Düğün mekanına göre çiçek ya da taşlarla işlenmiş bir gelinlik giyebilirler.

YAY:Çok değişik ve sanatsal gelinlikleri severler. Ayrıca çok çılgın bir yanları da olduğu için ortaya çok farklı ve iddialı tasarımlar da çıkabilir. Gösterişli gelinlikleri tercih ederler.

OĞLAK:Oğlak kadınlarında her zaman saraylara yakışır bir ihtişama sahip olma duygusu vardır. Kuyruk vazgeçilmezleridir. Çok işli gelinlikler isterler. Önemli olan ise bu isteklerinin modern çizgilerle birleştirilmesidir.

KOVA:Kimsenin düşünemeyeceği kadar farklı detaylara sahip bir gelinlik ararlar. Tarihsel özellikleri olan ve bir dönemi temsil eden kostümleri düşünerek gelinlik modellerini belirlerler. Yunan mitolojisi, Fransız kadınının korsajlı ve kabarık elbisesi, 16 yüzyılın çizgileri onları etkiler.

BALIK;daha çok düğün gününün tüm özelliklerini kullanmayı hedeflerler. O özel günde yapabilecekleri tuhaf ve abartılı olmayacağını düşündükleri tüm detayları gelinliklerinde kullanırlar. İhtişamlı, seksi, romantik ve ışıltılı bir gelin olmak isterler

25/3/2008 | Kategori: Astroloji-Fal | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

<Önceki Yazılar | Sonraki Yazılar>


Get your own Chat Box! Go Large!