ROMA İMPARATORLUĞU
ROMA İMPARATORLUĞU
Eski
Yuna, Mısır, Meksika, Hint kaynaklarıyla diğer mistik yazılı
kaynakların hepsi bir zamanlar Pakistan’daki Hint Vadisi ile
Hindistan’ın kuzeyinde kurulmuş olan Rama İmparatorluğu’ndan söz
etmektedir. Önsöz’de de belirtildiği gibi Vedalar, Ramalar’ın gelişmiş
uygarlığı hakkında en geniş bilgiyi sunmaktadır. Ramanın en büyük yedi
şehri genelde “Rishi Şehirleri” olarak anılmaktadır. Sanskritçe’de
Rishi, Rama yöneticilerinin oldukça gelişmiş zihinsel ve ruhsal
yetenekleriyle bağlantılı olan “Usta” ve “Büyük Öğretmen” anlamına
gelmektedir. Ramalar’ın bir türlü anlamı çözülemeyen yazıları olan
Dravidian, Mu’nun anavatanıyla ilişki içinde bulunan ve binlerce mil
güneydoğuda yer alan Paskalya Adası’nın yazıtlarından neredeyse tamamen
farksızdır.
Oldukça zeki olan Ramalar, “vimana” adını
verdikleri uçan aletler yapmışlardır. Yaklaşık olarak M.Ö.4 yüzyılda
Bharadwaja the Wise, “Vaimanika Shasta” adlı kitabı için en azından
seksen tane metinden ve Veda hikayelerinden vimanalar hakkında bilgi
toplamıştır. 1918 yılında Bombay’in kuzeyinde yer alan Barbuda Royal
Sanskrit Kütüphanesi’nde Vaimanika Shasta’yı bulan bilim adamları,
kitabı oluştururken başvurduğu el yazıları kadar Bharadwajda’nın
çalışmasının da doğruluğunu onaylamışlardır.
Vaimanika
Shasta, aynı zamanda iki ya da üç katlı helikoptere benzeyen kargo
uçaklarının veya 400-500 kadar kişiyi taşıyabilen yolcu uçaklarının
veya 400-500 kadar kişiyi taşıyabilen yolcu uçaklarının da detaylı
tasvirlerini yapmaktadır. Aynı zamanda kitap, doğru boyutların ve uçan
araçların belirli bölümleri için hangi metalin en uygun olacağına dair
bilgilerin de bulunduğu detaylı yönlendirmeleri de içinde
bulundurmaktadır. Bharadwajda’nın bu anıtsal yapıtında vimanaları
uçurmak için pilotların alacağı eğitim, araçların yerine getireceği
görevler ve bunlardan daha da fazlası yer almaktadır. Eski tapınak
kayıtlarından oluşan “Mahabharata” ve “Ramayana” yazıtları, Rama
İmparatorluğu’na ait vimanalar hakkında daha geniş bilgi sunmaktadır.
Pueblo,
Yaqui ve diğer Amerika yerlilerine ait şarkılarda ve danslarda
Atlantisliler ve Hint Okyanusu’nda bulunan bu kayıp imparatorluk
arasında uzun süren mücadelelerden söz edilmektedir. Bu savaş 20.000
yıl önce henüz buz dağları erimemişken meydana gelmiştir.
Ezoterik
gelenek, Ramalar ve Atlantisliler arasındaki bu mücadele bir
çarpışmadan ve Ramalar’ın oldukça garip bir şekilde zekalarını
kullanarak düşmanlarının Atlas Okyanus’unda üstesinden gelmeyi
başardıklarını anlatmaktadır. “Asvinler” adı verilen Atlantisliler bir
keresinde Ramalar’ın başkentini ele geçirmeye teşebbüs etmişlerdir.
Hintli bir yönetici, Ramalar’ın sadece barış istemelerine rağmen asla
Atlantisliler’in öfekli ordularına boyun eğmeyeceklerini açıklamıştır.
Fakat Atlantisli askerler onu hiç dikkate almamışlar ve Ramalar’ın
kibarlıklarına ve savaşı önlemek için yaptıkları girişimlere rağmen
şehre doğru ilerlemeye devam etmişlerdir. Bu noktadaysa Ramalı rahip
kral kollarını havaya kaldırarak bugün Himalayalar’daki bazı yogilerin
anlayabildiği oldukça güçlü zihinsel bir teknik kullanarak işgalci
Atlantis liderlerinin teker teker ölmesine neden olmuştur. Bu oldukça
yüksek bir yerden başlarına kocaman kayaların düşmesine benziyordu ve
çarpmanın etkisiyle kalpleri durdu. Geriye kalan oldukça korkmuş olan
Atlantisliler de araçlarına binerek oradan uzaklaştılar.
Sualtı
arkeolojik sit alanı 9500 yıldan eski olabilir ve Hindistan’da
Surat’tın 30 mil batısında Kuzeybatı Khambhat (Cambay) Körfezinde
bulunmuştur.
Hindistan’da bulunan arkeologlar kısa
zaman önce Kot Diji ve Harappa ile Mohenjo Daro’da bulunan medeniyete
ait dokuz ya da daha çok katmanı kazmaya başladılar. Bu eski
şehirlerden ikisinde yaşayanların suyu işlemek, evlerinin içine tuvalet
yapmak ve lağım döşemek gibi işlerle uğraştıklarını ortaya çıkarmıştır.
Şimdi arkeologların üzerinde çalıştığı katman, yaklaşık olarak M.Ö.
3.000 yılına kadar gitmektedir; ama bilim adamları Hindistan’ın
kuzeybatı kıyısında 9.500 yıl önce kurulmuş olan ve benzer özellikler
gösteren bir sualtı şehrini keşfetmişlerdir. Yaklaşık suyun yüz yirmi
fit altında bulunan bu şehir beş mil uzunluğundadır ve dünyadaki insan
eliyle yapılmış olan en eski heykel gruplarına sahiptir. Araştırmalar
sürdüğü sürece modern aletler sayesinde Mu zamanında Pasifik’teki
hayata dair kanıtlar çoğalmaya devam edecektir.
30/11/2007 | Kategori:
Tarih
|
Yorum (0) |
Yorum Yaz
Kalıcı Bağlantı | Arkadaşına Gönder
Önceki Sayfa | : | Sonraki Sayfa