Burada Herşey var

kültür , kadın , entellektüel bilgi , sanat , spor , tarih , aşk sevgi tutku , ali ilaslan

Kategoriler



Linkler

Online Film izle | Şifa Bul | Sezgilerim | 18+ Videolar |

    Alt Menü

Sinema İzle | İndir download | Kadınlara Özel | 18+ Amatör

ABORJİN MİTOLOJİSİ --DOGON YERLİLERİ MİTOLOJİSİNDE NOMMONUN GEM

 

ABORJİN MİTOLOJİSİ

 

Avustralya Yerlileri pek çok klan ve dil grubuna ayrıldıklarından bir bütün olarak Aborjin mitolojisinden söz etmek imkansızdır. Buna rağmen genel olarak bu mitolojiler arasında benzerlikler bulmak mümkündür.

  • Avustralya Aborjin kültürü pek çok bakımdan doğaya dayalıdır. Mitolojik kahramanların çoğu hayvanlardır.
  • Ortak mitolojik temalardan biri Düşzamanıdır (Dreamtime)

Unsurlar

  • Alchera (mit)
  • Alcheringa - Aborjinlerin Düşzamanı için kullandıkları terim
  • Altjira - Aranda kabilesi Gök tanrısı.
  • Anjea - Bolluk tanrıçası
  • Bagadjimbiri - iki kardeş ve yaratışı tanrı
  • Bahloo - Ay tanrıçası
  • Baiame - Kamilaroi kabilesinin atası ve yönetici tanrısı
  • Bamapana - Murngin halkının hilekar kahramanı
  • Banaitja - Yaratıcı tanrı
  • Beralku - Ölüler adası
  • Bobbi-Bobbi - Semada yaşayan Gökkuşağı Yılanı'na benzer dev yılan
  • Brolga
  • Bunbulama - yağmur tanrıçası
  • Bunjil - Kulin halkının yüce tanrısı bazen bir kartal olarak tezahür eder.
  • Bunyip - a mythical creature said to lurk in billabongs.
  • Daramulum - Wiradhuri ve Kamilaroi halkının gök ve hava tanrısı, şamanların yönetici tanrısı ve aysal (lunar) uluhiyet
  • Dhakhan - Kabi halkının atası tanrı
  • Dilga - bolluk ve yetişme tanrıçası
  • Djanggawul - İkisi kız biri erkek olan ve Avustralya kıtasını ve üzerindeki bitki örtüsünü yaratan üç kardeş
  • Djunkgao - Okyanus akıntılarıyla ilişkili bir grup kızkardeş
  • Rüyazamanı - Aborjin kültürünün merkezi ve birleştirici teması
  • Eingana - Tüm suların, hayvanların ve insanların anası yaratıcı tanrıça
  • Erathipa - hamile kadına biçim veren bir kaya
  • Galeru - Djanggawul'i yutan gökkuşağı yılanı
  • Gidja - Ay tanrısı, kadınların yaratıcısı
  • Gnowee - Güneş olmadan önce dünyada yaşayan güneşsel tanrıça
  • Inapertwa - Numakulla'nın kendileriyle yerküre üzerindeki tüm yaşamı yarattığı küçük yaratıklar
  • (Aranda)
  • I'wai - Koko Y'ao halkının kahramanı.
  • Jar'Edo Wens - dünyevi bilgi ve fiziksel güç tanrısı
  • Julana - a lecherous god who surprises women by burrowing beneath the sand
  • Julunggul - a rainbow serpent and fertility goddess
  • Kalseru
  • Karora - Yaratıcı tanrı
  • Kidili - an ancient moon-man who attempted to rape some of the first women on Earth (Mandjindja)
  • Kondole - a mean and rude man who became a whale
  • Kunapipi - Ana tanrıça ve pek çok kahramanın yönetici uluhiyeti
  • Kutjara
  • Makara - the seven sisters who eventually became the Pleiades
  • Mamaragan - Sesiyle gökkuşağını oluşturan şimşek tanrısı
  • Mamu
  • Mangar-kunjer-kunja - insanları yaratan kertenkele tanrı
  • Mimi - Arnhem Land halkının peri benzeri varlıkları
  • Minawara - Nambutji'nin ataları
  • Mokoi - Kara büyüyü kullanan büyücüleri öldüren kötü ruh
  • Mura-mura - Rüyazamanını anlatan bir başka kelime
  • Nargun - Çocukları kaçıran dişi bir canavar
  • Ngariman - Bagadjimbiri'yi öldüren kedi-insan
  • Nogomain - ölümlü ebeveynlere çocuk ruhu veren bir tanrı
  • Puckowe - Göklerde yaşayan büyükanne ruh
  • Pundjel - Dini ayinleri ortaya koyan yaratıcı tanrı
  • Gökkuşağı yılanı - Su deliklerinde yaşayan, suyu kontrol eden yaratıcı ruh
  • Tjilpa - Kedi halkının atası
  • Tjinimin - Avustralya halkının atası
  • Ulanji - Binbinga'nın yılan atası.
  • Ungud - Bazen erkek bazen dişi olan yılan tanrı
  • Wagyl - Su yollarını yaratan yılan benzeri yaratık
  • Wahwee
  • Walo - günüş tanrıçası
  • Waramurungundi - İlk kadın (Gunwinggu)
  • Wati-kutjara - kertenkele insanlar
  • Wawalag - Djanggawul kızları olan iki kızkardeş
  • Wollunqua - yağmur ve bolluk yılan-tanrısı
  • Wondjina - bulut ve yağmur ruhları
  • Wuluwaid - yağmur tanrısı
  • Wuragag - İlk insan (Gunwinggu)
  • Wuriupranili - Meşale taşıyan güneş tanrıçası.
  • Wurrunna - bir kahraman
  • Yara-ma-yha-who -küçük bir vampir benzeri insan, canavar
  • Yowie - kertenkele ve karınca karışı bir dev yaratık
  • Yhi - Işık ve yaratılış tanrıçası, güneşsel (solar) uluhiyet
  • Yohrmum
  • Yurlungur - Bakır yılan

NOMMONUN GEMİSİ

 

Nommo’nun Gemisi, Mali Cumhuriyeti’nde yaşayan Dogon yerlilerinin mitolojisinde Sirius yıldız sisteminden Dünya gezegenine “gönderilenler”i ifade eden bir terimdir.

Nommo’nun gemisi terimi, Dogon inanışında, kimi zaman Sirius sisteminden Dünya’ya gelen maddi bir uzay gemisinden söz ediliyormuş gibi, kimi zaman da manevi anlamlar içeren bir sembol olarak kullanılmaktadır.

Kuşaktan kuşağa aktarılagelmiş Dogon tradisyonuna göre, bu gemi, insan soyunun birer imalat olan atalarını içermektedir. Fakat atalar gemiye insan formunda değil tohum halinde koyulmuşlardır; geminin Dünya’ya iniş yolculuğu boyunca, embriyonun, insan cenininin ana rahminde geçirdiği oluşum evrelerini andıran çeşitli dönüşüm evreleri geçirirler ve gemi yeryüzüne konduğunda gemiden insan biçimine gelmiş olarak çıkarlar. Altmış bölmeli bu gemi yalnızca ataları değil, yirmiiki kategoride sınıflanan “yaratılış unsurları”nı ve “kelâm”ı da içerir. Gemideki bölmelerde tüm varlık türleri ve “oluş usulleri” vardır; fakat bunların yalnızca bir kısmı yeryüzüne indirilmiştir, dolayısıyla insanlar yalnızca bir kısmını bilmektedir.

Dogon tradisyonunda Nommo’nun gemisiyle ilgili olarak belirtilen inanışlar şöyle özetlenebilir:

  • Tanrı Amma dört erkek insanı dört unsurdan oluşturdu.
  • Amma bu dört erkek insanın dişi ikizlerini de yaptı. En yüksek gök katında imal edilen, yeryüzüne nakledilecek olan atalar dört çift idi. Bu dört çift insanlığın “Oğullar” denilen sekiz atası oldular. Onlar O-nommo’nun oğulları olarak kabul edilirler. O-nommo’nun plasentasının temsilcisi Sirius-A yıldızıdır.
  • Bu “Oğullar” gemiye tohum halinde koyuldular.
  • İniş hareketine geçmeden önce gemiye Sirius-B yıldızından po tohumu yüklendi. Amma’nın po’ya yerleştirdiği ve po’nun gemiye boşalttığı yaratılış unsurlarının oluşturduğu bütün 22 kategoriden oluşur.
  • Amma, zamanı geldiğinde, tüm yaratmış olduklarıyla dolu gemiyi rahminden çıkarttı ve yeryüzüne indirtti.
  • Gemi yeryüzüne sekiz dönemde (aşamada) indi.
  • İniş hareketi sırasında “parlayan Sirius-A yol gösterdi”. Yıldızların ilki, başlangıcı, en yüksek ‘Gök katı’nın merkezini kaplayan, “yıldızların direği” olan Sirius-B yıldızıdır; Amma’nın rahminden çıkan yıldızların sonuncusu ise, “alemin göbeği” ve “O-nommo’nun göbek kordonunu temsil eden” Sirius-A yıldızıdır.
  • Geminin iniş yolculuğu sırasında insanlar Sirius-A’nın parladığına tanık oldular.
  • Gemi, inişi sırasında bir ufuktan ötekine kadar tüm göğü kaplayan bir yay oluşturmuştu.
  • Gemi yere konduğunda ise insanlar ilk kez Güneş’in doğuşuna tanık oldular.
  • “Güneş doğduktan sonra Sirius yol gösterdi.” Güneş sistemimiz Sirius sistemi ile evlendi.
  • Oğullar en yüksek gök katından O-nommo ile çıktılar, iniş yolculuğunda anagonno-bile oldular, yeryüzüne konarken anagonno-sala oldular, yürümek için gemiden ayrıldıklarında ise “kişiler” haline geldiler. Gemi yere konduğunda dünyasal kirli toprak ile Nommo’nun saf toprağı karşılaşmış bulunuyordu.
  • Geminin asılı olduğu zincirin ucu Amma’nın elinde bulunuyordu. Bu zincir, Amma’nın “Oğullar” ve soylarından gelenler arasına yerleştirdiği çözülmez bir bağdır.
  • O-nommo aldığı kelâmı bağırarak bildirmesinden sonra, kelâmı insanlara aktarmakla da görevliydi.
  • Geminin 60 bölmeli içeriğinden şimdiye dek insanlara ancak 22 kategorisi açıklanmış, verilmiştir. Kelâmın insanlığa gelecekte aktarılacak kısmı Dünya’yı değişikliğe uğratacaktır. Nommo “kelâm” günü yine ortaya çıkacaktır. Bir zaman gelecek, Sirius-B yıldızı vaktiyle po tohumunun parıldamış olduğu gibi parıldayacak ve belirli bir dönem boyunca görünür olacaktır.


1/12/2007 | Kategori: Mitoloji | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

MİTOLOJİ TOLTEKLER

TOLTEKLER

 

 

Toltekler, Kolomb-öncesi Amerika uygarlıklarından birini oluşturan halk olup, Meksika'daki Aztek-öncesi üç kültürden (Mayalar, Toltekler, Olmekler) biri olarak kabul edilirler. Meksika topraklarında ilk insan topluluklarına ait izler, tarihçilere göre, yaklaşık 20.000 yıl öncesine dayanır.

"Toltekler" sözcüğü Nahuatl dilinde "inşaatçı üstatlar" anlamına gelir. Hakkında fazla bilgi sahibi olunmayan kadim Amerika uygarlıklarından biri olan Toltekler'in kökeni ve yaşadıkları dönem hakkında çeşitli varsayımlar bulunmaktadır. Şimdilik en kabul gören varsayım, nereden geldikleri bilinmeyen bu halkın günümüzden 3300 yıl önce mevcut olduğudur. İleri bir uygarlık oluşturdukları sanılmaktadır. Başkentleri arkeologlara göre, Mexico'dan yaklaşık 80 km. uzaklıkta bulunan, Teotihuacan yakınlarındaki, Tula olarak belirtilen bir kenttir. Bir Toltek efsanesine göre Tula adı, aslında anavatanlarındaki, "ak dağ"ın bulunduğu bir adaydı.

Aztekler, terkedilmiş mükemmel Toltek yapıları ya da kalıntılarıyla karşılaştıklarında bu yapılara çeşitli yönlerden hayran kalmış ve onları ulu bir toplum olarak nitelendirmişlerdir. Mimarlık başta gelmek üzere bilgelik, adalet ve hoşgörü konusundaki ileri düzeyleri kendilerinden sonraki kuşakları öylesine etkilemiştir ki, Aztek hükümdarları dahil, Meksika topraklarındaki hemen hemen her hükümdar soyunu Toltekler'e dayandırma çabasında bulunmuştur. Kaynaklar Toltekler'de, kendilerinden sonraki kuşaklarda görülen dinsel ayinlerin bulunmadığını göstermektedir.

Nahuatl efsaneleri Toltekler'i tüm halkların ataları olarak kabul eder. Toltekler'in kökeni hakkındaki varsayımlardan biri onları Teotihuacan'da yaşamış olduğu ileri sürülen Şişimekler (Chichimèques) ile ilişkilendirir. Şişimek, Nahauatl dilinde "köpek kaynaklı, köpek kökenli, köpekten doğan" anlamlarına gelir. René Guénon ve J.Churchward ve birçok arkeolog tarafından desteklenen bir başka varsayıma göre Toltekler, yitik bir kıtadan Amerika'ya göç etmiş bir halkın torunlarıdır. Guénon'a göre Tula adı, binlerce yıl önce batmış olan bir kıtadaki orijinal inisiyatik merkezin adıydı ve bu kıtadan göç etmiş olanlar, diğer kıtalarda kurduklara inisiyatik merkezlere anavatandaki merkeze ithafen bu adı vermişlerdir. Fakat bu yitik kıtanın hangi kıta olduğu konusunda görüşler aynı değildir. Amerika'ya ilk göç edenleri Quetzallar olarak adlandıran J. Churchward'a göre, bu, Mu kıtasıdır. Edgar Cayce, Amerika'ya bu yitik kıtanın yanı sıra Atlantis'ten de göçler yapılmış olduğu düşüncesindedir. Aztek efsanelerine göre Amerika'ya göç ettikleri anavatanları Aztlan adı verilen deniz aşırı bir ülkedir.

Toltekler'in yaşadığı topraklar olarak, bugünkü Meksika'nın Tlaxcala, Hidalgo, México, Morelos ve Puebla eyaletleri gösterilir. Mayapán ve Matlazinca seramiklerinde halen Toltek sembollerine rastlandığı belirtilir ki, Toltekler'e ait bazı seramikler, yaşadıkları bölgeden çok uzak olan Costa Rica'da keşfedilmiştir.

Toltekler'in inşa kalıntılarının bulunduğu başlıca yerleşim merkezleri Chichen Itza, Yukatan, Teotihuacan ve Tula'dır. Yukatan ve Tula'daki Toltek kabartmalarında temsil edilen başlıca hayvan figürleri kurt, kartal ve bazen de kaplandır.

  • Tula: Toltek başkenti olarak kabul edilen Tula'daki en çarpıcı eserlerden biri, Atlant denilen dev taş heykellerdir; bunlar alçak bir piramit platformunda 5 m. aralıklarla duran, muhtemelen vaktiyle bir tapınağın çatısını taşımakta olan, yani sütun görevi gören heykellerdir. 4.6 metre yüksekliğinde, tüylü saç modeli olan ve mızrak taşıyan bu heykeller kimilerine göre eski Amerika uygarlıklarında genel bir ilah olan ve bu kentte bazen Toltek hükümdarlarıyla, bazen de sabah yıldızı özdeşleştirilen Quetzalcoatl'ı (tüylü yılan) temsil eder. Bu ad, Toltekler ve Aztekler'de "sakallı yılan" anlamına gelir. Buradaki sütunlardan bazılarına ve mimari örnek ve damgalara, Yucatan'daki Chichen Itza bölgesinde de rastlanır. Tula kentinin kalıntılarının büyük kısmı halen keşfedilmemiş halde, toprak altında durmaktadır.
  • Chichen Itza'daki kalıntıların kısmen Toltekler'e, kısmen Mayalar'a ait olduğu sanılmaktadır. Burada her iki kültüre ait motifler görülmektedir. Buradaki en dikkat çeken bina El Castillo (Kale) denilen yerdeki piramidal tapınaktır, 9 katlı ve dört tarafından 91 basamak yükselen bir piramit olup, daha eski bir piramidin üzerine inşa edilmiştir. Bu piramitte yılın günleri ve ayları basamakların ve terasların sayısıyla temsil edilmektedir. Dört yöne yönelik olarak yapılmış olan merdivenlerin ilkbahar ve sonbahar gündönümleriyle ilgili bir rol oynadığı da düşünülmektedir. Güneşin açısıyla oluşan gölgeler, merdivenin alt ve üst kısımlarında başı ve kuyruğu olan ilah tüylü yılanın yeniden canlanışını ve yükselişini simgelemektedir. Bölgedeki diğer kalıntılar, bir gözlemevi ve birkaç mezarın bulunduğu bir piramittir. 52 heykelin bulunduğu diğer piramidin Maya-Toltek takvimindeki 52 zamanı temsil ettiği sanılmaktadır. Kentin 14.yy.'da bilinmeyen bir nedenle terkedildiği sanılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

1/12/2007 | Kategori: Mitoloji | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

MİTOLOJİ TEOTİHUACAN

TEOTİHUACAN

 

Teotihuacan (ya da okunuşuyla Teotihuakan) günümüzde Kolomb-öncesi K.Amerika’nın en ünlü kenti olarak kabul edilmektedir. Kimler tarafından kurulduğu ve niçin aniden terkedildiği halen açıklığa kavuşmamış bu kadim metropolun kuruluş tarihi hakkında da farklı görüşler ileri sürülmektedir. Kentten söz eden -hiyeroglifik olmayan- hiçbir metin ve belge bulunmamaktadır.

20.yy.’daki arkeolojik bulgular, Meksika’da Aztek kültüründen önce Toltekler gibi Aztekler’den daha ileri kültürlerin var olduğunu ortaya koymuştur ki, olasılıkla, Teotihuacan’ın kurucuları da bu Aztek-öncesi ileri kültürlerden biridir. Kente “Teotihuacan” adı kenti terkedilmiş haliyle bulan Aztekler tarafından verilmiş olup, Nahuatl dilinde “insanların ilahlar haline geldikleri yer” anlamına gelmektedir. Kentin ilk kurucularının kimler olduğu bilinmemekle birlikte, kentte sonradan Zapotekler ve Mixtekler gibi Maya topluluklarının da yaşamış olduğu ve son kazılarda bulunan bir gliften kente sonradan “değerli adama yeri” adının da verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Fakat kentten çeşitli yazıtlarda Tollan adıyla söz edilmektedir ki, bu ad yüzyıllar sonra Toltekler’in değineceği kayıp başkent Tula’nın (Nahuatl dilinde Tollan Xicocotitlan) adının bir versiyonudur. René Guénon’a göre Tula binlerce yıl önce batmış olan bir kıtadaki orijinal inisiyatik merkezin adıydı ve bu kıtadan göç etmiş olanlar, diğer kıtalarda kurduklara inisiyatik merkezlere anavatandaki merkeze ithafen bu adı vermişlerdir. Bir Aztek efsanesine göre bu kent insanların vücudunu imal eden ilahların bir araya geldikleri yerdir.Kimi efsanelerde insan soyunu imal eden ilahlar, kimi efsanelerde ise insan kılığına girerek insanlara uygarlığı öğretmiş ve göklere dönmüş bir ilah olan Tüylü yılan tasvirlerinin ilk örneklerine bu kentte rastlanır.


Teotihuacan sit alanı Mexico’nun 40 km. kuzeydoğusundaki San Juan Teotihuacan Belediyesi sınırları içinde yer almakta olup 30 km²’lik bir alanı kapsamaktadır. (Koordinatları:19° 41’ Kuzey, 98° 50’Batı) İlk hava fotoğrafları 1960'larda çekilen Teotihuacan’da arkeolojik kazılar 1905’de Léopold Batres ve ekibiyle başlamış, 1910’da Meksika’nın bağımsızlığının yüzüncü yılını kutlamak üzere kentteki piramitlerden en büyüğü olan Güneş Piramidi restore edilmiştir.

Yaklaşık 2.500 yıl önce 150-200.000 kişilik bir nüfusu barındırdığı sanılan kentin ana caddesi Aztekler’in verdiği adla “ölüler yolu” denilen, Güneş Piramidi, Ay Piramidi ve Quetzalcoatl (Tüylü yılan) Tapınağı ve ikinci derecede öneme sahip tapınak ve saraylar ile çevrelenen 1,5 km. uzunluğundaki yoldur. Güney ucunda Ay Piramidi yer alan bu ana yol kuzey-güney eksenini izler. Kent sokakları Milet ve Priene’dekigibi, ızgara sistemine göre düzenlenmiştir. Güneş Piramidi Cholula Büyük Piramidi’nden sonra Amerika’nın ikinci büyük piramidi olup, 65 m. yüksekliğiyle dünyada bilinen piramitler içinde üçüncü yüksek piramit olarak kabul edilir. Piramidin taban ölçüleri 110x130 m.’dir. Piramidin altında, son yıllarda, bir mağarada son bulan 100m.’lik bir tünel keşfedilmiştir. Kazılarda yeşim taşından ve onyx taşından yapılma buluntulara rastlanmıştır. Kentteki resimlerde diğer kimselerden daha görkemli ya da ayrıcalıklı giysilerle resmedilmiş bir kimse tasvirlerine rastlanmaması, arkeologlarda kentin bir kral yerine bir konsey tarafından yönetildiği fikrini uyandırmıştır.

  • Teotihuacan kentiyle ilgili gizemlerden biri kentte yaşayanların henüz anlaşılamamış bir nedenle kenti aniden terk etmiş olmalarıdır.
  • Teotihuacan kentindeki yapıların konumları, Gize’deki piramitler gibi, Orion Takımyıldızının yerdeki yansıması olacak biçimde ve aynı zamanda, Queatzalcoatl Tapınağı’ndan hareketle gezegenlerin yerdeki yansıması olacak biçimde düzenlenmiştir.
  • Arkeologlar 1906’da Güneş Piramidi’nin belirli bir yüksekliğinde ve ayrıca tapınaklarda kara mika kaplamalarının olduğunu saptamışlardır ki, bölgeye kara mika mineralinin elde edilebileceği en yakın yer Güney Amerika kıtasındaki Brezilya’dır. Bu kara mika kaplamaları arkeologların halen açıklığa kavuşturamamış oldukları bir muamma oluşturmaktadır.







 Gerçek boyutundan [ 800 x 587 ] 64% oranında küçültüldü - Tam boy görmek için tıklayınız



 Gerçek boyutundan [ 800 x 460 ] 64% oranında küçültüldü - Tam boy görmek için tıklayınız

1/12/2007 | Kategori: Mitoloji | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı

| Sonraki Yazılar>


Get your own Chat Box! Go Large!