NUHUN GEMİSİNİN SON LİMANI CUDİ DAĞI
NUHUN GEMİSİNİN SON RIHTIMI CUDİ DAĞI NUH'UN GEMİSİ'NİN: SON RIHTIMI CUDİ (Bill Crouse'un Makalesi) 1950'li yılların başından beri, Nuh'un Gemisi, pek
çok kitap ve filmin konusu olmuştur. Bu meseleye, o yıllarda hız
kazandıran gelişme, 1948 yılında, Hıristiyan bir görgü tanığın, Ararat Dağı' nın buzları altında Gemi 'yi
gördüğünü söylemesi olmuştur. O zamandan beri, bu konuyla ilgili pek
çok şey iddia edildi ve bu iddialara dayanarak, bir çok araştırmalar
başlatıldı. Büyük miktarda para ve zaman harcandı. 
80'li yıllarda astronot James Irwin ve arkadaşları, yürüyerek Dağ'ın büyük bir kısmını tırmandılar. Bununla yetinmeyen Irwin ve ekibi, Dağ'ı uçakla fotoğrafladılar .Gayretleriyle, medyanın bir hayli ilgisini çeken Irwin ve ekibi, Gemi hakkında söz etmeye değer bir kanıt bulamadılar. En sonunda, bu araştırmaya katılan birçok kişi, şu iddialarda bulundular:
1 -Gemi elementlerine ayrılarak, yeryüzüyle karışıp kayboldu.
2 -Tanrı onun bu zamanda açığa çıkmasını istemedi.
Ben, Nuh'un Gemisi 'yle ilgili araştırmaların başarısız oluşunun gerçek nedenini:
Nuh'un Gemisi 'nin başka bir Dağ 'a (Cudi) oturması ve kalıntıların ise günümüze kadar ulaşamaması olarak görmekteyim.
Ağrı Dağı'nda yapılan pek çok araştırmada, görgü tanıklarının rivayetleri, çelişkilidir ve detaylı incelemelerin çoğu şüphelidir. Bazı gözlemler ise, pilotlar tarafından yapılmıştır. Bize göre, bu gözlemlerde görülen " gemi benzeri objeler" Ağrı Dağı'nın yapısında bol bulunan büyük bazaltların, gemiye benzetilmesinden kaynaklanmaktadır.
Bir başka meselede, Ağrı Dağı' nın yapısıdır. Acaba Ağrı Dağı 'nın orjini(oluşumu), jeolojik 4. zamana ait olmayabilir mi? Yani Büyük Tufan'dan sonra oluşmuş olamaz mı? Çünkü bu Dağ 'ın sular altında kaldığı ile ilgili olarak kanıt yoktur. Eğer Gemi, gerçekten Ararat 'a oturmuşsa neden hiç sedimantasyon veya fosil örneği yok?
Nuh'un Gemisi 'nin, bir gün Ararat 'ta bulunacağını düşünmek, biraz fazla iyimserlik olur. Jeolojik nedenler, görgü tanıklarının kuşku verici rivayetleri ve tarihsel nedenler, Nuh'un Gemisi'nin kesinlikle Ararat'ta bulunamayacağını gösteriyor. Şimdi biz bu argümanları inceleyelim.
Birçok okuyucunun da bildiği gibi, Gemi' nin karaya oturduğu yerin, Ararat olduğu ile ilgili bilgi, yalnızca Tevrat' da geçiyor. Gemi 'nin, karaya oturduğu yerin, spesifik isminin Ararat olduğunu düşünmek yanlıştır. Musa zamanında Ararat, Asur 'un kuzeyinde bulunan ve merkezi bugünkü Van Gölü olan, oldukça geniş bir bölgedir. Modern arkeolojik çalışmalar, burada bulunan antik bir krallığın sınırlarını çizmiştir.
NUH'UN GEMİSİ CUDİ DAĞI'NDA
Cudi Dağı, Mezopotamya bölgesine, yukarıdan bakar. Ayrıca Dağ'ın etrafında bulunan arkeolojik kalıntılar bakımından da, dikkate değer bir Dağ dır. Antik tarihten gelen pek çok referansı vardır. Mesela, ( İ.Ö. 700)lü yıllarda yaşayan Asur Kralı Semacherib, Cudi Dağı'nın eteklerine, pek çok rölyef (kabartma) yaptırmıştır. Hıristiyanların bir kolu olan Nestorianlar, Cudi Dağı' na birkaç tane manastır yapmıştır. Bunlardan biri de, zirvede yer alan ve adına da " Gemi'nin Manastırı " denen manastırdır. M.S. 766 yılında, yıldırımla yok olan manastırın yerine, Müslümanlar bir cami yapmışlardır. 1909 yılında, bölgeyi araştırmış ve Dağ 'ın zirvesinde, gemi şekline benzeyen taş bir yapı bulmuştur. Yerliler bu yapıya, Sefineti Nebi Nuh; yani Nuh'un Gemisi diyorlar. Ayrıca Bell , her yılın 14 eylülünde Nuh' un anısına Cudi Dağı 'nda bir araya gelen Yahudi , Hırıstiyan , Müslüman , Sabi ve Yezidilerden bahsediyor. 1949 yılında, 2 Türk gazeteci, 500 feet uzunluğunda bir gemi gördüklerini iddia ediyorlar.
TARİHİN TANIKLIĞI: "NUH'UN GEMİSİ CUDİ'YE OTURDU"
KİLDANİ KAYNAKLAR
HIRİSTİYAN KAYNAKLAR
THE PERSHITTA: Pershitta, Suriyeli Hıristiyanların kullandıkları İncildir. Bu İncilde, Tekvin 8/14'te, Nuh 'un Gemisi 'nin, karaya oturduğu yer olarak Quardu(Cudi) Dağı 'nı yazar.
BİZANSIN FAUTUSU: Fautus , (İ.S. 4 .yy)'da yaşayan bir tarihçidir.
Bir ermeni tarihçisi olarak bilinmesine rağmen, aslı yunanlıdır.
Orjinal çalışmaları kaybolmuştur. Ancak, çalışmasının tercümeleri
günümüze kadar ulaşmıştır. Notlarından birinde, Nusaybinli keşiş St. Jakop'tan bahseder. St. Jacop, ALLAH 'tan kendisine Nuh'un Gemisi' ni göstermesini istemiş, ALLAH 'ta, bir melek vasıtasıyla, geminin tahtalarından küçük bir parça göstermiştir. Fautus, bu olayın Cudi Dağı 'nda gerçekleştiğini yazar. Zaten Nusaybin'de, Cudi Dağına 70 mil mesafede bir kasabadır. (İ.S. 10.yy)a kadar, tüm Ermeni kaynaklar, Nuh'un Gemisi 'nin, Ermenistan'ın güneyinde bir yerde olduğunu söyler.
EPİPHANIUS: Selanik patriği , (İ.S. 4yy)'de yaşamış, din düşmanlarına karşı oldukça etkili olmuştur. Gemi' nin, Gordian (Cudi) Dağlarında olduğunu belirtmiştir. Ve birinin dikkatli incelemesi halinde, Nuh'un Sunağı' nı görebileceğini eklemiştir.
EUTYCHIUS : (İ.S. 9.yy)'da yaşamış, İskenderiye patriğidir. Şöyle demiştir:
"Gemi, Ararat Dağlarına oturmuştu. O dağ da Musul 'un yanındaki, Cebel Cudi 'dir. Musul antik Ninova 'nın yanında bir şehirdir ve Cudi Dağı'nın 80 mil güneyindedir.
İSLAMİ KAYNAKLAR
AL-MASUDİ: (İ.S. 10.yy)'da yaşamıştır. " Gemi geldi ve Cudi'ye oturdu. Tigris'e (Dicle), 8 fersah uzaklıktadır." 8 fersah, 25-30 mil karşılığıdır. Bu mesafede, ölçülünce sizi tam olarak Cudi Dağı 'na götürür.
İBN HAUKAL : (İ.S. 10.yy)da yaşamıştır. Cudi'nin Nusaybin kasabasının yanında olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Nuh 'un, dağın dibinde bir köy kurduğunu da eklemiştir.
İBN AL-MİD: (İ.S. 13.yy)'da yaşamıştır. 7.yy'da imparator olan Herakliyus 'un bölgeyi görmek için, Cudi Dağı 'na tırmanmak istediğini yazmıştır.
ZAKARIYA BIN MUHAMMED AL-KAZWINE: (İ.S. 13.yy)'da yaşamış bir Müslüman coğrafyacıdır. Gemi 'nin tahtaları kullanılarak, bir manastır inşa edildiğini kaydetmiştir. Yer belirtmemiştir.
YAHUDİ KAYNAKLAR
TARGUM: Targum metinleri, Yahudiler, Babil 'deki ilk sürgünden döndüklerinde, Aramice yazılmış metinlerdir. 3 Targum vardır: Onkelos , Neofiti ve Pseudo Jonatan. Bunların üçüde geminin karaya oturma yerini, Quardu Dağları (Kürt Dağları) olarak belirtir.
JOSEPHUS: (İ.S. 1.yy)'da yaşamış, Roma İmparatorluğuna sadık bir Yahudi tarihçidir. Gerçek bir entelektüeldir ve Pavlos ile de çağdaştır.
Roma İmparatorluğu'nun resmi görevli tarihçisi olduğu için, zamanının
tüm kütüphane ve arşivlerine rahatça ulaşabiliyordu. Kitaplarında, Nuh'un Gemisi 'nden 3 yerde bahsetmiştir. Josephus, Nuh'un Gemisi 'nin karaya oturduğu yeri, kesinlikle Cudi Dağı olarak belirtmiştir.
BENJAMİN OF TUDELA: ( İ.S.12.yy)'da yaşamıştır. Seyahat ettiğinde, şöyle yazmıştır. Eski şehrin kalıntıları, Cezire bin Ömer' e, 2 günlük mesafede bulunan Tigris (Dicle) deki Ararat dağındadır. Ömer bin El Hattab, Gemi 'yi zirveden aldı ve ondan cami yaptırdı.(Bu da, Cudi'ye Ararat dendiğinin bir delilidir.)
SONUÇYukarıdaki Yahudi Kaynakları' ndaki ifade, bizce ilginçtir. Yani Cudi Dağı 'na Ararat denebilir. Buna ait 2 örnek daha vermek istiyoruz:
Birincisi, Prens Nuri 'nin gemiyi keşfetmesi, bu Dağ' ın güney bölgesinde olmuş olabilir. Belkide O, karlarla kaplanmış taş struktürü (yapıyı) gördü. Biz Onun Hindistan'dan gelip, Nestorian kilisesinin lideri olarak, bu dağın doğusunda, Nestorian merkezi yapmasını ilginç buluyoruz. Belki de Nestorian geleneği, Gemi 'nin karaya oturduğu yeri, Cudi dağı olarak işaret ettiği için, O da burayı seçmiştir. Nestorian'ların bir zamanlar, dağın zirvesinde " Geminin Manastırı " denen manastırları vardı. Yıldırımla yok oldu.
Soru: Peki neden Prens O Dağ'a Ararat demiştir?
Cevap: Çünkü pek çok Hıristiyan'a göre, Gemi nerdeyse, Ararat orası olmalıdır.
Bundan daha önemli ikinci bir örnekte, 5 Türk askerinin keşfi. 1.Dünya Savaşından sonra, Bağdat 'tan Adana' daki evlerine dönen bu askerler, Nuh'un Gemisi 'ne rastladıklarını belirtmişlerdir. Bu askerler, Adana' ya giderlerken, neden kuzeye gidip 17000 feetlik Ağrı Dağı' nı tırmansınlar. Büyük ihtimalle, Tigris(Dicle) nehrini izlediler, bu da onları Cudi Dağı 'na ulaştırdı. Evlerine giderken, daha kısa ve kestirme olan Suriye'den geçmediler, çünkü orada İngiliz ordusu vardı. Bize göre bu olay çok önemlidir.
Yukarıdaki argümanlar ve tarihi kaynaklar, elbette kesin bir sonuç teşkil etmez. Ancak, Nuh'un Gemisi'nin Son Rıhtımı'nın, CUDİ DAĞI olduğu konusundaki kanıtlar, oldukça zorlayıcı ve çok kuvvetli kanıtlardır .
30/11/2007 | Kategori: Din | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı
Dünyanın En Büyük Uçağı: AİRBUS A380

Airbus A380, Airbus şirketi tarafından üretilen dünyanın en büyük ve
çift katlı kabin yapısına sahip ilk yolcu uçağı unvanına sahip olan
modeldir. Normal kabin düzeninde 555 yolcu kapasitesine sahip olan
uçak, charter tipi düzenlemeyle 800 yolcu taşıyabilmektedir. Kargo
bölümlerinin toplam kargo hacmi 178 m³ tür. Uzunluğu 73, yüksekliği
24.1 ve kanat açıklığı 79.8 metredir. Uçağın menzili ise 15000km dir.
Yani yakıt ikmali yapmadan 15000km gidebiliyor. Ayrıca barlar, dinlenme
ve yemek salonları gibi sosyal mekanlar da yolcuların kendilerini tatil
köyünde hissetmelerini sağlıyor. Bu uçağın fiyatı ise 286 milyon dolar
(yaklaşık 450 trilyon TL).
![]()

![]()
28/11/2007 | Kategori: Din | Yorum (yok) | Yorum Yaz | Kalıcı Bağlantı